Bu Site Satılıktık. İlgilenenler iletişim kurabilirler.

anaokulları makaleleri

 

ANAOKULLARI VE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN TARİHSEL GELİŞİMİ

 

Küçük çocukların eğitilmesi düşüncesinin Milattan önce 400 yıllarına kadar uzandığı bilinmektedir.Eflatun, Comenius, J,Jacques Rousseau,Johann Friedrich Oberlin,Pestalozzi gibi büyük düşünür ve eğitimciler başta olmak üzere pek çok eğitimcinin çocuk eğitimi üzerinde önemle durdukları, günümüze ışık tutan görüşler ileri sürüp uygulamaya koydukları görülmektedir.Bu gelişmelere rağmen ,1782-1852 yılları arasında yaşayan Alman asıllı Fredrich Froebel,1816'da 3-6 yaşlarındaki çocuklar için açtığı özel anaokulu ile anaokullarının kurucusu olarak kabul edilmektedir.Daha sonra İtalyan Maria Montessori'nin Roma'da açtığı okul ile anaokulları hızlı bir gelişme göstermeye başlamıştır.

Osmanlı Devleti döneminde, memleketimizdeki azınlık ve yabancı anaokullarına karşılık bizlerin de "Sıbyan Mektepleri" vardı; ancak bu okullar bugünkü anaokullarının yerini tutmaktan çok uzaktı.Sıbyan okulları veya daha yaygın adıyla Mahale Mektepleri Kur'an okumayı,hesap yapmayı,birazda da yazmayı öğreten ilköğretim kurumlarıydı,

Okul öncesi eğitim kurumlarının , Osmanlı Devleti'nin çeşitli illerinde açılmaya başlaması II. Meşrutiyet'in hemen öncesindeki dönemlere rastlamaktadır. Resmi ana mekteplerinin açılışı, Balkan Savaşları'ndan sonra yaygınlaşmaya başlamıştır.Eğitimci Kazım Nami Duru da Meşrutiyet Dönemi'nde Avusturya-Macaristan'a giderek Çocuk Bahçesi öğretmeni yetiştiren okulları gezmiş, dönüşte Selanik'te bir anaokulu sınıfı açmıştır.1913-1917 yılları arasında İmparatorluk sınıtları içerisinde resmi anaokulları açılmıştır.Bu dönemde gerek özel,gerekse resmi anaokullarının en büyük sorunu ,uygulanan eğitim yöntemler ve buna göre yetişmiş öğretmen bulmadaki zorluktur.6 Ekim 1913'te Tedrisat-1 İptidaiye Kanunu Mmuvakkati (İlköğretim Geçici Kanunu) yayınlanmıştır.Bu kanunun 3. maddesinde anaokulları ve Sıbyan sınıfları, ilköğretim kurumları arasında gösterilmiş, kanunun 4. maddesi ise anaokulları ve sıbyan sınıflarını şöyle tanımlamıştır: "Çocukların yaşlarına uygun olarak faydalı oyunlar, geziler, el işleri, ilahiler, yurtseverlik şiirleri, tabiat bilgisine ilişkin konuşmalar ile onların ruhi ve bedeni gelişmelerine hizmet eden kurumlar". 1915 yılında da Ana Mektepleri Nizamnamesi hazırlanmıştır.

Cumhuriyetin kuruluşu sırasında ilköğretime öncelik verildiğinden okul öncesi eğitim kurumlarının sayısında bir ilerleme görülmemiştir.25 Ekim 1925 ve 29 Ocak 1930 tarihlerinde çıkarılan iki tamimle ilköğretimin geliştirilmesi için anaokullarına ayrılan bütçe imkanları da ilköğretime kaydırılmıştır ve bu iki tamimle daha önce açılmış olan anaokulları kapatılmıştır.1932 yılında İstanbul belediyesi tarafından; hayatına amelelikle, işçilikle kazanmak zorunda olan dul ve fakir kadınların 3-7 yaş arasındaki çocuklarını sabahtan akşama kadar oyalamak, giydirmek, yedirip içirmek ve terbiye etmek için çocuk yuvası açmıştır.

Cumhuriyet Döneminde okul öncesi eğitim ilk kez 1949'da toplanan IV. Milli Eğitim Şurası'nda "aile eğitimi üzerinde durulması, ailede demokratik eğitimin uygulanması için çeşitli yöntemlerden faydalanılması gereği" şeklinde ele alınmıştır. "1953'teki V. Milli Eğitim Şurası'nda okul öncesi eğitim kurumlarının açılması ile ilgili hükümlerin yeniden yer aldığı görülmektedir. VI. ve VII. Milli Eğitim Şuralarında okul öncesi eğitime, ilköğretim bünyesinde isteğe bağlı okullar olarak değinilmiştir. 1974'teki IX. Milli Eğitim Şurası'nda, okul öncesi eğitimin amaç ve görevleri, Milli Eğitim genel amaçlarına, temel ilkelerine uygun olarak yeniden belirlenmiştir. Temmuz 1988'deki XII. Milli Eğitim Şurası'nda Okul Öncesi Eğitim Öğretmenliği 2 yıllık bir yüksek öğretim kademesi olarak belirlenmiş, lise mezunlarının okullarda kendilerine verilecek pedagojik formasyon sonrası öğretmen yardımcısı veya eğitici olarak görevlendirilmeleri öngörülmüş. XIV. Milli Eğitim Şurası, diğer şuralardan farklı olarak 2 temel gündem konusundan birini okul öncesi eğitimine ayırmıştır (okul öncesi eğitimin tanımı ve kapsamı, okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ile ilgili sorunlar, kaynak temini ve kullanımı vb. konular). XV. Milli Eğitim Şurası'nda özellikle zorunlu eğitimin 8yıla çıkarılması konusuna diğer konular yanında yer verilmiş, okul öncesi eğitimin gelecek zaman içinde hiç değilse 2 yılının zorunlu eğitim kapsamına alınması konusunda çok önemli bir karar alınmıştır.

 

Anaokulları Kavramı

Okul öncesi eğitim kurumları kapsamı içinde hizmet veren değişik kurumlar için kullanılan kavramlar şu şekildedir:

 

a. Anaokulu: 36-72 aylık çocukların eğitimleri amacıyla açılan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul öncesi eğitim kurumudur.

b. Anasınıfı: 48-72 aylık çocukların eğitimleri amacıyla İlköğretim okullarının bünyesinde açılan okul öncesi eğitim kurumudur.

c. Uygulama sınıfı: 36-72 aylık çocukların eğitimleri amacıyla açılan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı diğer öğretim kurumları bünyesindeki okul öncesi eğitim kurumudur.

d. Özel Türk Anaokulu: 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na göre açılan 36-72 aylık çocuklara eğitim veren okul öncesi eğitim kurumudur.

e. Özel Yabancı Anaokulu: 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na göre yabancı uyruklular tarafından açılan 36-72 aylık çocuklara eğitim veren okul öncesi eğitim veren kurumdur.

f. Özel Azınlık Anaokulu: 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na göre açılan, azınlık vatandaşlarının 36-72 aylık çocuklarına okul öncesi eğitim veren kurumdur.

g. Kreş: 0-3 yaş çocuklarının bakımı ve gelişmelerini sağlamak için gerekli faaliyetlerin uygulandığı kurumlardır.

h. Gündüz Bakımevi: 3-6 yaş çocuklarının bakımının üstlenildiği kurumlardır.

i. Çocuk Yuvası: 3-6 yaş çocuklarının bakımının üstlenildiği kurumlardır.